23 Nisan 2020 Perşembe

Defineciler,Bizans sarnıcını paramparça ettiler


Karaköy’deki Saliha Sultan Sebili ve Çeşmesi,tahribata uğradı.

İstanbul'un göbeğinde Lale Devri’nin temsil yapılarından biri olan Karaköy’deki Saliha Sultan Sebili ve Çeşmesi, tahribata uğradı. İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanı Sanat Tarihçisi Mahir Polat, bu gibi eserlerin korunması için önleyici koruma tedbirlerinin artırılması gerektiğini söyledi.

I.Mahmud’un annesi ve II. Mustafa’nın eşi Saliha Sultan adına 1732-1733 yıllarında Karaköy’de yaptırılan ve “Azapkapı Çeşmesi” ya da “Galata Çeşmesi” adlarıyla da bilinen çeşmenin varaklı madalyonun bir parçası İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanı Sanat Tarihçisi Mahir Polat’ın iddiasına göre muhtemelen altın görünümlü olması nedeniyle metal kesici bir alet ile parçalanarak çıkarılmış.

İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanı Sanat Tarihçisi Mahir Polat, tarihi çeşme ile ilgili konuştu. Polat, “Gördüğümüz bu mimari eleman ( madalyon) aslında pirinç bir eleman. Genellikle üstü de varaklandığı için bir çeşit vandalizme kurban olmuş. Görüyoruz zaten, bir metal kesici ile parçalanılarak, oradan bir bölüm çıkarılmış. Buraların rutin denetim ve bakımları ne yazık ki büyük oranda ihmal edilmiş. Etkin bir şekilde gözetmek ve korumak gerekir” dedi.

LALE DEVRİ’NİN TEMSİL YAPILARINDAN BİRİ

Çeşmenin tarihini ve önemini anlatan Polat, şunları söyledi:

“Azapkapı denilen mıntıkadayız. Burası tarihi Ceneviz Surlarının bittiği noktalardan birisiydi. Hemen yan tarafımızda Azapkapı’ya adını veren, tarihi tersane binalarına açılan Azaplar kapısının olduğu noktadayız. Buranın cadde genişletmeleri sırasında ortadan kaldırılan bir yapıydı bu tabii. Bu arada semte ismini veren Azapkapı’nın bugün en önemli yadigarlarından birisi Azapkapı Sokullu Camii ve onun hemen önündeki bu Saliha Sultan Sebili ve Çeşmesi. Yanında bir de sübyan mektebi vardı yine Saliha Sultan tarafından yapılan. O yine 1930-40’lı yıllardaki imar faaliyetleri sırasında ortadan kalkmış bir yapı. Bugüne ulaşmadı ne yazık ki. Bugün tek başına duran, bir sebil gibi görüyoruz. Saliha Sultan önemli bir figür, I. Mahmud’un annesi, II. Mustafa’nın da eşi. Lale Devri dediğimiz dönemin etkin siyasi isimlerinden bu insanlar. Bu dönem tabii Patrona Halil İsyanı'nın da olduğu yıllar. İstanbul’un Karakteristik olarak 18. Yüzyılın başındaki mimari, kültürel, estetik zevkini yansıtan bir örnek burası. Çok değerli bir çeşme ve sebil.”

“BİR ÇEŞİT VANDALİZME KURBAN OLDU”

“Ne yazık ki bu çevrede Saliha Sultan Sebili ve etrafındaki yapılar İstanbul genelinde, bir kültürel miras vandalizmden yüksek sayıda olayla etkileniyorlar" diyen Polat, şöyle devam etti:

"Bu çevrede 2000’li yılların başından itibaren zaten bir mutenalaşma ya da benzeri bir etki gözleniyordu. 2005 yılında burada etkili bir restorasyon çalışması yapıldı. O dönemde cepheler temizlendi, sistem yenilendi, büyük oranda bakımı, restorasyonu yapıldı ve çeşmeye lüleler de takılarak su da alınabilir bir hale gelmişti. Fakat ne yazık ki bu aradan geçen süre içinde, şehrin merkezindeki bu yapı istenildiği gibi korunmadı. Sürekli insanın etkisinde kirletildi, tahrip edildi ya da belirli aşamalarda aşındı. Lokal ölçekli tahripler sürekli oluyor zaten, burada görebilirsiniz çevredeki kararmalar ve benzeri etkiler aslında ateş yakılması ve ısınılmasıyla ilgili bir sosyolojik vakadır. Evsiz insanların burayı barınma amacıyla kullanması ile alakalı bir şey bu. Bu tahrip olma durumunun dışında bir de böyle açık vandalizm etkilenme durumu var. Bugün konu olan bu rozetin tahrip edilerek, muhtemelen bir kesici aletle alınması gibi. Gördüğümüz bu mimari eleman aslında pirinç bir eleman. Genellikle üstü de varaklandığı için bir çeşit vandalizme kurban olmuş. Görüyoruz zaten, bir metal kesici ile parçalanarak, oradan bir bölüm çıkarılmış. Buraların rutin denetim ve bakımları ne yazık ki büyük oranda ihmal edilmiş. Etkin bir şekilde gözetmek ve korumak gerekir. Fakat geçtiğimiz dönemlerde bu büyük oranda bir sistematiğe kavuşmamış bir yapı. Bu tür tahripler de dolayısıyla süreklilik içinde gözlenemiyor. Muhtemelen son 1 yıl içinde olmuş bir tahrip ile karşı karşıyayız. Ve genellikle de halkın dikkat çekmesiyle ortaya çıkabilir durumlar oluyor. Biz rutin kontroller ile, bakımlarla fark ediyoruz. Görebildiğimiz 2008 sonu itibarıyla alanda sürekli bir yanma ya da cephede ısınmaya dayalı kararmayla ilgili bir tahrip olduğunu biliyorduk fakat bu yeni fark ettiğimiz bir şey.”

22 Nisan 2020 Çarşamba

Sultanbeyli'de,20 yaşın altındaki gençten kimlik numarası


Sultangazi'de, marketçi ve müşterinin Polise yakalanma anları


Sultanbeyli'de,kısıtlamaya uymayan şahıs, polise zor anlar yaşattı


İstanbul'da boş arazide ,çok sayıda kemik ve kafatası bulundu

Avcılar’da boş arazi üzerine bırakılmış çuvalın içerisinde insana ait çok sayıda kemik ve kafatası bulundu. Bir vatandaşın ihbarı üzerine ortaya çıkan korkunç olayda bulunan kemikler incelenmek üzere Adlı Tıp Kurumuna gönderildi.

Olay, dün akşam saatlerinde Firüzköy Mahallesinde bulunan boş bir arazide meydana geldi. Tarımla uğraşan bir vatandaş koyunlarını otlattığı sırada arazi üzerinde bir çuvala rastladı. Çuvalın içini açan adam gördüklerine inanamadı. Çuvalın içinde çok sayıda kemik ve kafatası ile karşı karşıya kaldı. Şoke olan adam elinden çuvalı bırakarak polis ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. İlk incelemelerin ardından Avcılar Asayiş Büro ekipleri ve olay yeri inceleme ekiplerine haber verildi. Olay yeri inceleme yaptığı değerlendirmede çuvalın içinde bulunanların kafatası ve çeşitli vücut uzuvlarına ait kemik parçaları olduğunu bildirdi. Yapılan çalışmaların ardından kemikler ve kafatası incelenmek üzere Adlı Tıp Kurumuna gönderildi. Polisin olayla ilgili çalışması sürüyor.