İstanbul'un güzelliklerini ve göz göre göre yitip giden İstanbul'u anlatacağız
8 Eylül 2018 Cumartesi
İstanbul Şişli'de banka soygunu - 1 yaralı
Etiketler:
adnan menderes,
akbank,
banka,
çete,
göç,
istanbul,
polis,
recep tayyip erdoğan,
silahlı saldırı,
soygun,
suç,
şişli
Afgan uyruklu şahıs 9 yaşındaki kız çocuğunu taciz etti
Etiketler:
1950,
adnan menderes,
afgan,
anap,
avcılar,
cahillik,
cehalet,
constantinople,
istanbul,
linç,
polis,
recep tayyip erdoğan,
sapık,
suriyeli,
taciz,
turgut özal
Sütlüce'de çöken ve Temeli bile olmayan bina
Etiketler:
1950,
1958,
1985,
adnan menderes,
baskın,
beyoğlu,
constantinople,
çarpık yapılaşma,
eyüpsultan,
gecekondu,
göç,
halıcıoğlu,
kasımpaşa,
kırsal kesim,
recep tayyip erdoğan,
taksim,
turgut özal
7 Eylül 2018 Cuma
Genç kıza metrobüste dehşeti yaşattılar
Olay 3 Eylül günü Fikirtepe Metrobüs
Durağı'nda meydana geldi. Metrobüsten inen genç kız duraktan çıktığı
sırada merdivenlerde oturan 2 Afgan uyruklu kişi ile karşılaştı. Genç
kız yoluna devam ederken zanlılardan biri kızı takibe aldı. Genç kızın
çantasını çalan kişi ile arkadaşı daha sonra kaçtı.
O anlar
güvenlik kameraları tarafından görüntülendi. Görüntülerdeki 2 zanlı
Güven Timleri Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yakalandı.Hırsızlık,
kapkaç ve gasp suçlarından aranan 2 zanlı tutuklanarak cezaevine
gönderildi.
Rant uğruna yokedilen YASSIADA
Adada,inşaatı devam eden 125 odalı otelin yanında,
30 civarında da 'betonarme bungalov' olacak.
Şubat 2019'da bitmesi öngörülen projenin maliyetinin
500 milyon lirayı bulması beklendiği belirtildi.
Etiketler:
1950,
adnan menderes,
ağaç,
ağaç katliamı,
constantinople,
gecekondu,
göç,
imar barışı,
rant,
recep tayyip erdoğan,
şehir eşkiyaları,
turgut özal,
yassıada,
yeşil
6 Eylül 2018 Perşembe
Kadıköy -Tavşantepe metro hattını su bastı
İstanbul Kadıköy -Tavşantepe metro hattının Huzurevi durağında metroyu
su bastı.
Tavandan akan su nedeniyle yürüyen merdivenler durduruldu.
Metro durağının yakınında bulunan İtfaiye müdürlüğü metroya su baskını
olabileceği yönünde uyarıda bulunmuştu.
5 Eylül 2018 Çarşamba
Gürcü uyruklu işçi çalıştığı otoparkı soydu
İstanbul'da suç oranı çok düşüktü
Soyguncu ,hırsız, katil vesaire İthal etmeye başladılar.
4 Eylül 2018 Salı
Kaza yaptı suçu Uber aracına atmaya çalıştı
Etiketler:
1950,
adnan menderes,
alkol,
ambulans,
cahillik,
recep tayyip erdoğan,
şehir eşkiyaları,
taksici,
trafik kazası,
trafik magandası,
trafik terörü,
uber,
uyuşturucu
3 Eylül 2018 Pazartesi
Kabataş Martı projesi 2 yıllık çalışmanın ardından iptal edildi.
Kabataş Martı projesi 2 yıllık çalışmanın ardından iptal edildi. Peyzaj çalışmalarının ardından meydanın açılacağı belirtildi.
Politeknik.org’un
haberine göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ‘Kabataş Transfer
Merkezi’ olarak sunduğu ve Dolmabahçe-Fındıklı kara ulaşım trafiği beton
dalış tünelleri içeren Kabataş Martı Projesi’ni, imalatının 2’nci
yılında denize yapılan beton iskelelerin ardından iptal etti. Fındıklı
Parkı’nda bulunan proje tanıtım ofisindeki İBB görevlisinin verdiği bilgiye göre iskele inşaatı sonrası yapılacak peyzaj çalışmalarının ardından Kabataş Meydanı kullanıma açılacak.
PROJENİN MİMARI DAVA AÇMIŞTI
Proje mimarı Hakan Kıran, projenin yaratacağı sorunları dile getiren, Kabataş’a ve İstanbul’a vereceği zararları anlatan, mesleki sorumluluk hatırlatması yapan, projeyi eleştiren ve durdurmak için işlem başlatan Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi YK Başkanı Sami Yılmaztürk, yine Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nden Mücella Yapıcı, inşaat mühendisi Prof. Dr. Zerrin Bayrakdar, Cihan Uzurçarşılı Baysal, Politeknik ve Politeknik YK Başkanı inşaat mühendisi Ersin Kiriş hakkında dava açmıştı. Politeknik YK Başkanı Ersin Kiriş’in beraat ettiği İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi, Martı Projesi’nin, topluma mal olmuş ve her kesimi ilgilendiren geniş kapsamlı bir proje olduğunu, kamunun eleştiri hakkı bulunduğunu ve Kıran’ın katlanma yükümlülüğü olduğunu belirtmişti.
İBB, ulaşım projesi adı altında her türlü bilimsel veriyi yok sayarak başlattığı, kamu yararı taşımayan, güvenli olmayan, kent dokusuna ve siluetine zarar veren projede, bilim insanları ve aralarında Politeknik üyelerinin de bulunduğu meslek insanları tarafından yapılan uyarıları yok saydı. Dönemin AKP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın ‘ustalık dönemi eserim’ diyerek seçim reklamı yaptığı projeye milyonlarca TL’lik kamu harcaması yapıldı, halkın parası çöpe gitti. Projeye danışmanlık yapan, vereceği zararlara rağmen projeyi meşrulaştıran, mesleki sorumluluklarına sahip çıkmayan mühendisler, mimarlar da suça ortak oldu.
Kabataş betona boğuldu, kamunun zararını kim ödeyecek?
Proje başladığından bugüne Kabataş ’ta deniz dolgusu yapılarak ve kıyı tahrip edilerek beton iskeleler yapıldı. Kabataş kıyısına geri dönüşü olmayan zararlar verildi. 2 yıl, halkın ulaşım hakkı gasp edildi. Hafriyat çalışmaları yapıldı, imalat sürecinde binlerce metreküp beton kullanıldı. Projenin reklam çalışmaları için binlerce TL’lik harcamalar yapıldı. Kabataş betona boğuldu, bilim insanları ve meslek insanları haklı çıktı. Projede ısrar eden İBB kamuyu uğrattığı zarara uğrattı.
Proje mimarı Hakan Kıran, projenin yaratacağı sorunları dile getiren, Kabataş’a ve İstanbul’a vereceği zararları anlatan, mesleki sorumluluk hatırlatması yapan, projeyi eleştiren ve durdurmak için işlem başlatan Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi YK Başkanı Sami Yılmaztürk, yine Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nden Mücella Yapıcı, inşaat mühendisi Prof. Dr. Zerrin Bayrakdar, Cihan Uzurçarşılı Baysal, Politeknik ve Politeknik YK Başkanı inşaat mühendisi Ersin Kiriş hakkında dava açmıştı. Politeknik YK Başkanı Ersin Kiriş’in beraat ettiği İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi, Martı Projesi’nin, topluma mal olmuş ve her kesimi ilgilendiren geniş kapsamlı bir proje olduğunu, kamunun eleştiri hakkı bulunduğunu ve Kıran’ın katlanma yükümlülüğü olduğunu belirtmişti.
İBB, ulaşım projesi adı altında her türlü bilimsel veriyi yok sayarak başlattığı, kamu yararı taşımayan, güvenli olmayan, kent dokusuna ve siluetine zarar veren projede, bilim insanları ve aralarında Politeknik üyelerinin de bulunduğu meslek insanları tarafından yapılan uyarıları yok saydı. Dönemin AKP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın ‘ustalık dönemi eserim’ diyerek seçim reklamı yaptığı projeye milyonlarca TL’lik kamu harcaması yapıldı, halkın parası çöpe gitti. Projeye danışmanlık yapan, vereceği zararlara rağmen projeyi meşrulaştıran, mesleki sorumluluklarına sahip çıkmayan mühendisler, mimarlar da suça ortak oldu.
Kabataş betona boğuldu, kamunun zararını kim ödeyecek?
Proje başladığından bugüne Kabataş ’ta deniz dolgusu yapılarak ve kıyı tahrip edilerek beton iskeleler yapıldı. Kabataş kıyısına geri dönüşü olmayan zararlar verildi. 2 yıl, halkın ulaşım hakkı gasp edildi. Hafriyat çalışmaları yapıldı, imalat sürecinde binlerce metreküp beton kullanıldı. Projenin reklam çalışmaları için binlerce TL’lik harcamalar yapıldı. Kabataş betona boğuldu, bilim insanları ve meslek insanları haklı çıktı. Projede ısrar eden İBB kamuyu uğrattığı zarara uğrattı.
2 Eylül 2018 Pazar
Abdülhamid'in mirasını talan ettiler
Hadımköy'de bulunan ve bakımsızlıktan harabeye dönen Sultan Abdülhamid'in mirası şimdi de hırsızların yeni hedefi oldu. 127 yıllık tarihi yapının içinde elektrik kablosundan kalorifer peteğine kadar birçok eşya çalındı.
2'nci Abdülhamid tarafından 1891 yılında Hadımköy Hastane Mahallesi'ne yaptırılan ve askeri hastane olarak hizmete açılan yapı, Balkan ve Çanakkale savaşlarında önemli yer tuttu. 1985 yılına kadar askeri hastane olarak hizmet veren tarihi yapı, daha sonra Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından 2012 yılına kadar kışla olarak kullanıldı. 2012'den sonra kaderine terk edilen tarihi hastane binası bir dönem evsizlerin ve madde bağımlılarının meskeni oldu. Basında çıkan haberler üzerine çevresinde bir süre güvenlik önlemi alınan yapı şimdilerde yağmacıların hedefi oldu.
Hastane Mahallesi Muhtarı Onur Fırıncı, “İçeride iğne kadar bir şey kalmadı. Kabloları, demir boruları, petekleri söktüler, camları kırdılar. Kazanlar vardı, o kazanları çaldılar. Yemekhane'de sökülebilecek ne varsa hepsini söküp yağmaladılar. Şu an geldiğimiz noktada taş üstünde taş yok, her tarafı yağmalanmış durumda. Şuan burası kapısı açık, herkesin rahatlıkla girip çıktığı bir yer oldu. Halen içeride madde bağımlıları ve evsizler kalıyor. En vahim olan da burada bir okul var. Tüm bunlar okulun yanı başında oluyor" dedi.
Bir dönem hastanede tedavi gördüğünü ve yıllar sonra İstanbul'a geldiğinde 15 gün yattığı hastaneyi ziyaret etmek için hastaneye geldiğini söyleyen Rezan Karabulut gördüğü manzara karşısında şaşkın. Büyük bir üzüntü duyduğunu belirten Karabulut, “Çocukluğum Hadımköy'de geçti. Babam astsubaydı, ben küçükken hastalandığımda burada 15 gün kaldım. Bahçesi ile inanılmaz bir yerdi. Şimdi burayı böyle görmek çok üzdü beni. Şu an içeri girmeye korkuyorum. 15 gün boyunca yattığım odayı görmeye geldim ama içeri girmeye çekiniyorum. Böylesi bir eserin bu şekilde kaderine terk edilmesi çok üzücü gerçekten" şeklinde konuştu.
Bir başka vatandaş da, “Burayı böyle gördüğümüzde üzülüyoruz. Bir zamanlar askerlerin kullandığı binayı en azından emniyetini alır diye düşünüyordum ama yanıldım. Şuan çok kötü bir halde burası. Duvarlara yazılar yazılmış, eskiye dair bir eseri böyle görmek beni çok üzdü" ifadelerini kullandı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






