8 Eylül 2018 Cumartesi

İstanbul'da sağanak yağış sonrası İETT otobüsünü su bastı

İstanbul'da bazı bölgelerde kuvvetli yağış etkili oldu. Davutpaşa-Otogar yolunda İETT otobüsünü su bastı. Yolcular kenarlıklara çıkarak sudan korunmaya çalıştı.

İstanbul Şişli'de banka soygunu - 1 yaralı


Alışveriş merkezinde satırlı dehşet


Afgan uyruklu şahıs 9 yaşındaki kız çocuğunu taciz etti


Sütlüce'de çöken ve Temeli bile olmayan bina


TEMMUZ AYINDA,SÜTLÜCE'DE ÇÖKEN BİNA
GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ BİNANIN TEMELİ BİLE YOK

7 Eylül 2018 Cuma

Genç kıza metrobüste dehşeti yaşattılar

Olay 3 Eylül  günü Fikirtepe Metrobüs Durağı'nda meydana geldi. Metrobüsten inen genç kız duraktan çıktığı sırada merdivenlerde oturan 2 Afgan uyruklu kişi ile karşılaştı. Genç kız yoluna devam ederken zanlılardan biri kızı takibe aldı. Genç kızın çantasını çalan kişi ile arkadaşı daha sonra kaçtı.
O anlar güvenlik kameraları tarafından görüntülendi. Görüntülerdeki 2 zanlı Güven Timleri Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yakalandı.Hırsızlık, kapkaç ve gasp suçlarından aranan 2 zanlı tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Taksiciye Uyuşturucu dayağı


Rant uğruna yokedilen YASSIADA

Adada,inşaatı devam eden 125 odalı otelin yanında,
30 civarında da 'betonarme bungalov' olacak.

Şubat 2019'da bitmesi öngörülen projenin maliyetinin
500 milyon lirayı bulması beklendiği belirtildi.

Suriyeli çift bebeklerini bırakıp hırsızlık yapmaya gitti


6 Eylül 2018 Perşembe

5 Eylül 2018 Çarşamba

3 Eylül 2018 Pazartesi

Kabataş Martı projesi 2 yıllık çalışmanın ardından iptal edildi.

Kabataş Martı projesi 2 yıllık çalışmanın ardından iptal edildi. Peyzaj çalışmalarının ardından meydanın açılacağı belirtildi.

Politeknik.org’un haberine göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ‘Kabataş Transfer Merkezi’ olarak sunduğu ve Dolmabahçe-Fındıklı kara ulaşım trafiği beton dalış tünelleri içeren Kabataş Martı Projesi’ni, imalatının 2’nci yılında denize yapılan beton iskelelerin ardından iptal etti. Fındıklı Parkı’nda bulunan proje tanıtım ofisindeki İBB görevlisinin verdiği bilgiye göre iskele inşaatı sonrası yapılacak peyzaj çalışmalarının ardından Kabataş Meydanı kullanıma açılacak.

PROJENİN MİMARI DAVA AÇMIŞTI

Proje mimarı Hakan Kıran, projenin yaratacağı sorunları dile getiren, Kabataş’a ve İstanbul’a vereceği zararları anlatan, mesleki sorumluluk hatırlatması yapan, projeyi eleştiren ve durdurmak için işlem başlatan Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi YK Başkanı Sami Yılmaztürk, yine Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nden Mücella Yapıcı, inşaat mühendisi Prof. Dr. Zerrin Bayrakdar, Cihan Uzurçarşılı Baysal, Politeknik ve Politeknik YK Başkanı inşaat mühendisi Ersin Kiriş hakkında dava açmıştı. Politeknik YK Başkanı Ersin Kiriş’in beraat ettiği İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi, Martı Projesi’nin, topluma mal olmuş ve her kesimi ilgilendiren geniş kapsamlı bir proje olduğunu, kamunun eleştiri hakkı bulunduğunu ve Kıran’ın katlanma yükümlülüğü olduğunu belirtmişti.

İBB, ulaşım projesi adı altında her türlü bilimsel veriyi yok sayarak başlattığı, kamu yararı taşımayan, güvenli olmayan, kent dokusuna ve siluetine zarar veren projede, bilim insanları ve aralarında Politeknik üyelerinin de bulunduğu meslek insanları tarafından yapılan uyarıları yok saydı. Dönemin AKP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın ‘ustalık dönemi eserim’ diyerek seçim reklamı yaptığı projeye milyonlarca TL’lik kamu harcaması yapıldı, halkın parası çöpe gitti. Projeye danışmanlık yapan, vereceği zararlara rağmen projeyi meşrulaştıran, mesleki sorumluluklarına sahip çıkmayan mühendisler, mimarlar da suça ortak oldu.

Kabataş betona boğuldu, kamunun zararını kim ödeyecek?

Proje başladığından bugüne Kabataş ’ta deniz dolgusu yapılarak ve kıyı tahrip edilerek beton iskeleler yapıldı. Kabataş kıyısına geri dönüşü olmayan zararlar verildi. 2 yıl, halkın ulaşım hakkı gasp edildi. Hafriyat çalışmaları yapıldı, imalat sürecinde binlerce metreküp beton kullanıldı. Projenin reklam çalışmaları için binlerce TL’lik harcamalar yapıldı. Kabataş betona boğuldu, bilim insanları ve meslek insanları haklı çıktı. Projede ısrar eden İBB kamuyu uğrattığı zarara uğrattı.

İstanbul'da darp edip parasını çaldılar


2 Eylül 2018 Pazar

İstanbul'un dilencileri paraya doymuyor


Alışveriş merkezinde satırlı dehşet


Abdülhamid'in mirasını talan ettiler







Hadımköy'de bulunan ve bakımsızlıktan harabeye dönen Sultan Abdülhamid'in mirası şimdi de hırsızların yeni hedefi oldu. 127 yıllık tarihi yapının içinde elektrik kablosundan kalorifer peteğine kadar birçok eşya çalındı.

2'nci Abdülhamid tarafından 1891 yılında Hadımköy Hastane Mahallesi'ne yaptırılan ve askeri hastane olarak hizmete açılan yapı, Balkan ve Çanakkale savaşlarında önemli yer tuttu. 1985 yılına kadar askeri hastane olarak hizmet veren tarihi yapı, daha sonra Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından 2012 yılına kadar kışla olarak kullanıldı. 2012'den sonra kaderine terk edilen tarihi hastane binası bir dönem evsizlerin ve madde bağımlılarının meskeni oldu. Basında çıkan haberler üzerine çevresinde bir süre güvenlik önlemi alınan yapı şimdilerde yağmacıların hedefi oldu.

Hastane Mahallesi Muhtarı Onur Fırıncı, “İçeride iğne kadar bir şey kalmadı. Kabloları, demir boruları, petekleri söktüler, camları kırdılar. Kazanlar vardı, o kazanları çaldılar. Yemekhane'de sökülebilecek ne varsa hepsini söküp yağmaladılar. Şu an geldiğimiz noktada taş üstünde taş yok, her tarafı yağmalanmış durumda. Şuan burası kapısı açık, herkesin rahatlıkla girip çıktığı bir yer oldu. Halen içeride madde bağımlıları ve evsizler kalıyor. En vahim olan da burada bir okul var. Tüm bunlar okulun yanı başında oluyor" dedi.

Bir dönem hastanede tedavi gördüğünü ve yıllar sonra İstanbul'a geldiğinde 15 gün yattığı hastaneyi ziyaret etmek için hastaneye geldiğini söyleyen Rezan Karabulut gördüğü manzara karşısında şaşkın. Büyük bir üzüntü duyduğunu belirten Karabulut, “Çocukluğum Hadımköy'de geçti. Babam astsubaydı, ben küçükken hastalandığımda burada 15 gün kaldım. Bahçesi ile inanılmaz bir yerdi. Şimdi burayı böyle görmek çok üzdü beni. Şu an içeri girmeye korkuyorum. 15 gün boyunca yattığım odayı görmeye geldim ama içeri girmeye çekiniyorum. Böylesi bir eserin bu şekilde kaderine terk edilmesi çok üzücü gerçekten" şeklinde konuştu.

Bir başka vatandaş da, “Burayı böyle gördüğümüzde üzülüyoruz. Bir zamanlar askerlerin kullandığı binayı en azından emniyetini alır diye düşünüyordum ama yanıldım. Şuan çok kötü bir halde burası. Duvarlara yazılar yazılmış, eskiye dair bir eseri böyle görmek beni çok üzdü" ifadelerini kullandı.