28 Nisan 2018 Cumartesi

27 Nisan 2018 Cuma

İstanbul'da 45 bin liralık tül hırsızlığı

İstanbul Pendik'te bir iş yerine demir kesme makası ile kırdıkları camdan giren 3 hırsız, yaklaşık 45 bin lira değerindeki tül çaldı.

İstanbul Pendik'te bir iş yerine demir kesme makası ile kırdıkları camdan giren 3 hırsız, yaklaşık 45 bin lira değerindeki tül çaldı

Pendik Güllübağlar Mahallesi Tandoğan Caddesi'nde bulunan bir iş yerine sabah 06.30 sıralarında minibüs ile gelen 3 hırsız yanlarında getirdikleri büyük demir kesme makası ve aletlerle iş yerinin camını kırarak içeriye girdi.

İçeride bir süre gezen hırsızlar yaklaşık 45 bin lira değerindeki 80 top tülü çalarak minibüse yükledi. Hırsızların yaptığı hırsızlık anları saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı.

 

11 Yaşındaki Çocuk Başına Düşen Kalas Yüzünden Öldü

İhmal 11 yaşında bir çocuğun hayatına mal oldu. Ağabeyi ve arkadaşıyla kaldırımda dondurma yiyen 11 yaşındaki Melih'in başına çatı yenilemesi yapılan binadan kalas düştü.

İstanbul Ümraniye'de Esenkent Mahallesi'nde bir binada çatı yenilemesi yapılıyordu. Hiçbir önlem alınmamıştı binanın çevresinde. Melih Güngör, ağabeyi Furkan ve bir arkadaşları o binanın bitişiğindeki duvarın üzerine oturmuş dondurma yiyordu. Bir anda kalaslardan biri düştü. 11 yaşındaki Melih'in başına isabet etti.

Ağır yaralanan çocuk, hamile olan annesi Serap Güngör ve babası Seyfi Güngör tarafından hastaneye kaldırıldı. Ama doktorların çabası Melih'i yaşatmaya yetmedi. Küçük çocuk için evinin önünde helallik alındı. Kılınan cenaze namazının ardından da toprağa verildi. Yaşanan olayla ilgili binanın sahibiyle, çatı çalışmasını yapan bir kişi gözaltına alındı. Melih'in ölümüyle sonuçlanan olay öncesinde de yine aynı inşaatta benzer olaylar yaşanmıştı.

Aile, olayın sorumlularından şikayetçi oldu. Polisin konuya ilişkin soruşturması sürüyor.

26 Nisan 2018 Perşembe

Önce tokalaştı, sonra silahla vurdu

İstanbul Sultangazi'de tekstil atölyesi bulunan Kadir Nalkıran alacak-verecek meselesi nedeniyle iş yerinin önüne gelen bir kişiyle konuşmaya başladı. Bir süre konuşan ikili tokalaştıktan sonra iş yeri önüne gelen kişi belindeki silahı çıkardı.

ENGEL OLMAK İÇİN ÜZERİNE ATILDI

Silahı gören Kadir Nalkıran saldırgana engel olmak için üzerine atıldı. Saldırganın elindeki silahı almak istediği sırada Kadir Nalkıran ateş alan silahla kasığından yaralandı. Çevredekilerin yardımıyla saldırganın elinden silah alınırken  saldırgan olay yerinden kaçarak uzaklaştı.

25 Nisan 2018 Çarşamba

Cezaevinden izinli çıktı, aracında infaz edildi

Ümraniye'de "Nurçinler" olarak bilinen gruptan olduğu belirtilen Ayhan Nurçin, aracında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.

24 Nisan 2018 Salı

İstanbul'da trafik terörü estirdi. İki kişiyi öldürdü

İstanbul Ümraniye’de önceki akşam tam anlamıyla cinayet gibi bir kaza yaşandı. Alkollü bir sürücünün hatalı sollama yapması sonucu yaşanan kazada, babaanne ve torunu hayatını kaybetti. Güvenlik kameralarına da yansıyan olayla ilgili gözaltına alınan sürücü, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Gıda mühendisini öldürüp yaktılar


23 Nisan 2018 Pazartesi

Minibüs 'kahya'larına operasyon: 14 gözaltı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri minibüs şoförlerinden zorla para alındığı ihbarı üzerine soruşturma başlattı.

TEHDİTLE PARA TOPLADILAR

Yapılan tespitlerde Kadıköy-Kartal dolmuş hattında kanunen yasaklanmış olmasına rağmen "kahya" diye tabir edilen kişilerin örgütlenerek her gün araç başına zorla ve tehditle para topladığı belirlendi. Aynı aileye mensup 16 kişinin yakalanmasına yönelik sabah erken saatlerde eş zamanlı baskınlar yapıldı. 14 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda silah ve mermi ile çek,senet, ajanda, defter ve banka dekontları ele geçirildi. Nitelikli Yağma-Bıçakla Kasten Yaralama suçlamasıyla gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki sorguları devam ediyor.

Güvenlik Görevlisine Öldüresiye Dayak Kamerada

Pendik'te iki kişi, oturdukları lüks sitenin güvenlik görevlisini demir çubuk ve bıçakla yaraladı.

İKİ KARDEŞİN SALDIRISINA UĞRADI

Güvenlik kameralarına yansıyan olay, Pendik'te dün 15.30 sıralarında yaşandı. Barış O. ile Azad O. kardeşler oturdukları siteye girmek için güvenlik görevlisi Serkan Tepe'den bariyeri açmasını istedi. Tepe ise kardeşleri sürekli siteye kumandasız giriş yaptıkları için uyardı ve yönetimin bu konuyla ilgili aldığı kararı hatırlattı. İki kardeş araçlarını otoparka park edip Tepe'nin bulunduğu güvenlik kulübesine yöneldi. Barış O. bıçakla, Azad O. ise demir çubukla güvenlik görevlisi Serkan Tepe'ye saldırdı. Başına defalarca darbe alan Tepe saldırganlara karşı koymaya çalıştı; fakat başarılı olamadı. Yan sitenin güvenlik görevlisi saldırganlara biber gazıyla müdahale etti.
Biber gazından etkilenen Barış O. ve Azad. O. olay yerinden uzaklaştı.

KAYIPLARA KARIŞTILAR

İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Başından yaralanan Serkan Tepe ambulansla Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Saldırganlar ise olaydan sonra kayıplara karıştı. Polis, Tepe'yi hastanelik eden Barış O. ile Azad O. kardeşleri arıyor.

İstanbul'da Villalara kumar operasyonu

İstanbul'da 3 ilçede 5 villaya baskın düzenleyen jandarma ekipleri kumar oynayan şahısları suçüstü yakaladı. Şahısların daha önce kapıya vurulan mührü sökerek kumar oynamaya devam ettiği tespit edildi. Baskında çok sayıda kumar malzemesi ele geçirilirken, kumar oynatan ve kumar oynatmak için yer temin eden 5 kişi hakkında adli işlem başlatıldı, 210 kişiye ceza kesildi.

22 Nisan 2018 Pazar

Sarıyer'de ormanlık alanda yanmış ceset bulundu

İstanbul'un Sarıyer ilçesinde ormanlık alanda yanmış halde bulunan cesedin, Yusuf Işık'a ait olduğu öne sürüldü. Işık'ın, çok sayıda genci, anlaşmalı olduğu Suriyeli kadınlarla buluşturup onlarca kişiyi dolandırmakla suçlandığı ortaya çıktı.

İstanbul Sarıyer’de ormanlık alanda bulunan yanmış cesedin arkasından, akıllara durgunluk veren bir dolandırıcılık hikâyesi çıktı. Cesedin, Suriyeli kadınlarla düzmece evlilikler yaptırdığı onlarca kişinin canını yakan Yusuf Işık’a ait olduğu şüphesi ağırlık kazandı. Sarıyer Kocataş Mahallesi Kılıçpınar Caddesi üzerindeki ormanlık alanda önceki gün yanmış bir erkek cesedi gören vatandaşlar, polise ihbarda bulundu. Olay yerindeki yanmamış bazı belgelerden yola çıkılarak cesedin 50 yaşındaki Yusuf Işık’a ait olduğu bilgisine ulaşıldı. Kars doğumlu olan dolandırıcılıktan sabıkalı Işık’ın önce öldürüldüğü, sonra da ormanlık alanda yakıldığı tespit edildi.

TELEVİZYONDAN ŞİKÂYET
Cesedi bulunan Işık’ın, daha önce televizyonda mağdurların “Sahte evlilikle dolandırıldık” diye şikâyette bulundukları kişi olabileceği değerlendirildi. SGazete Habertürk'ten Mustafa Şekeroğlu'nun haberine göre Suriyeli kadınların yer aldığı çok sayıda dolandırıcılık olayında adı geçen Işık’ın merkezinde olduğu soruşturma kapsamında, bölgedeki güvenlik kamerası görüntüleri ile telefon kayıtları incelemeye alındı. Işık’ın yakınlarına da ulaşılmaya çalışılıyor.
KADINLARLA İŞBİRLİĞİ
Yusuf Işık’ın karıştığı öne sürülen dolandırıcılık hikâyeleri ise akıllara durgunluk verecek cinsten. İddiaya göre, Hatay’ın Reyhanlı İlçesi’nde yaşayan Işık, Türkiye’nin dört bir yanında evlenmek isteyen kişilere Suriyeli kadın buluyordu.
Reyhanlı’ya giden damat adayları, önce gelin adayı Suriyeli genç kadınlarla tanıştırılıyordu. Işık ardından, damat adayı ile yazılı bir sözleşme yaparak başlık parası adıyla bir ücret alıyordu. Daha sonra düğün yapılıyordu. Işık’ın bulduğu Suriyeli gelin, düğünün ardından topladığı bilezik ve altınlarla evden kaçarak ortadan kayboluyordu. İddiaya göre, Suriyeli kadınlar da Işık’la işbirliği içindeydi.

‘30 BİN LİRAM GİTTİ’
Öldürüldüğü öne sürülen Yusuf Işık tarafından dolandırılanlar arasında yer alan Sinan Polat, başına gelenleri bir televizyon programında şöyle anlatmıştı: “Bir arkadaşımla Reyhanlı’ya gittik. Işık’la görüştük. 21 yaşında Suriyeli bir kız olduğunu söyledi. Kız güzeldi, iyi Türkçe konuşuyordu. 10 bin lira başlık parasını verdim. Hatta televizyonda Işık’ın dolandırıcılık yaptığı iddia edilen bir program izlemiştim. Gülüp geçmiştik. Kızı memlekete götürdüm. Düğün yaptık. 2 gün sonra kız bana ‘Benim gidip imza atmam lazım, yoksa hapse atarlar’ dedi. Reyhanlı’ya götürdüm. Dayısı olduğunu söyleyen biri geldi. Birlikte gittiler, bir daha da dönmedi. Altınlarla kaçtı. 30 bin liram gitti.”

‘KIZI VEREN YUSUF IŞIK’
Mağdurlardan Durmuş İlhan’ın başına gelenler ise trajikomik. Denizli’de oturan İlhan, Reyhanlı’ya giderek Yusuf Işık’ın bulduğu Suriyeli genç bir kadınla sözde evlendi. Hatta aralarında yazılı sözleşme yaptılar.
Sözleşmede İlhan, “Denizli’den Reyhanlı’ya geldim. Burada Yusuf Işık beni Suriyeli kızla tanıştırıp evlendirdi. Kendi rızamla evlendim. Aramızda böyle bir tutanak yaptık” diyor ve “Kızı alan Durmuş İlhan. Kızı veren Yusuf Işık” ifadeleri yer alıyor. Televizyon programına çıkan Yusuf Işık, hakkındaki suçlamaları kabul etmemiş, “Ben hayır için bu işleri yapıyorum” demişti.

Uğur Dündar'ın Tarlabaşında hayat kadınıyla röportajı (1985)

TARLABAŞI
Bir zamanlar, İstanbul'un en nezih semtiydi.  Tarlabaşında ve bütün İstanbul'da YOZLAŞMA, bundan 60 sene evvel başladı 
İstanbul'da YOZLAŞMA ve TALAN hız kesmeden devam ediyor

Büyükçekmece'de göle kimyasal atık döküldü



Gece saatlerinde bir kamyonun kimyasal atık döktüğü ihbarını alan Büyükçekmece Belediye Zabıta ekipleri atıkları fark edince uzman ekiplere haber verdi. Olay yerine gelen ekipler çevrede yaptıkları incelemede yol kenarına bırakılan koyu mavi renkte kimyasal atıkla karşılaştı. Şerit çekerek olay yerine çembere alan zabıta ekipleri, durumu AFAD ve Çevre Koruma Müdürlüğü ekiplerine bildirdi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler, koruyucu kıyafetlerini giyerek atık ve çevresinde geniş çaplı bir inceleme yaptı. Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün de sabah saatlerine kadar incelemelerin sürdüğü olay yerine gelerek yetkililerden bilgi aldı. Yapılan ilk incelemelerde kimyasal atığın 'Demir (II) Sülfat Heptahitrat' adlı endüstriyel kimyasal tarım ve tekstil boyamada kullanılan bir madde olduğu öğrenildi.

‘ARTIK İSYAN EDİYORUZ’

Büyükçekmece Göl Havzasının büyük bir tehlike altında olduğunu bir kez daha gördüklerini söyleyen Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, "Bir kamyon geliyor. İçerisinde birkaç kimyevi madde bulunan... Bunu döküyorlar. Burası gölün 300 metre yanında buluyor. Artık isyan ediyoruz sesimiz kısıldı. Çünkü bu suyu 17 milyon insan içiyor. Göl havzası bakir, boş diye gelip buraya zehir dökmek, arsenik dökmek... Bir ay önce de gölün öbür yakasına da Kamiloba yakasına dökülen arsenik zehirini gördünüz 3 saniyede 10 tane koyun, onlarca tavuk telef oldu. Bundan 10 gün önce de bunun 1,5 km ilerisinde de zehirli variller toprağa gömülmüş, çıkarttık. Şu an ilgili kurumlar incelemesini yapıyor. Daha onların tahlil sonuçlarını almadan gece gördüğünüz manzara ile karşılaştık. “diye konuştu.

‘BÜYÜKÇEKMECE GÖLÜNÜ MUTLAK KORUMAK ZORUNDAYIZ’

Gece 02.30 sıralarında bir kamyonun atıkları döküp kaçtığını ifade eden Akgün, “O anda buradan geçen zabıta ekibimiz var. Kamyon dökmüş gitmiş. Arkasından izlerini görüyorlar. Yapmakta olduğumuz araştırmaya göre buraya birkaç noktadan giriş yapılabiliyor. Buradan TEM istikametine çıktığını villaların kameralarından gördük. Plakalarını saklamamışlarsa polisimizin bunu da yakalayarak aynen karşı mahalleye döken kişinin yakalanması gibi bunu döken kişinin yakalanacaklarını umuyorum. İsyanlardayız. Büyük bir tehlike altındayız. Büyükçekmece Göl Havzası ve Büyükçekmece büyük bir tehlike altında. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanımızla acilen görüşeceğim. En az 6-8 noktaya gece görüşlü, yüksek teknoloji ürünü kameralar arkasından 24 saat en az 3 ekibin birleştirilerek İstanbul Çevre Denetim, İBB zabıta ve Büyükçekmece zabıta ve emniyetimizle birlikte Büyükçekmece gölünü mutlak korumak zorundayız “ dedi.

Ekiplerin yaptığı incelemenin ardından dökülen kimyasal atığın yarın öğlen saatlerinde İSTAÇ ekipleri tarafından kaldırılacağı öğrenildi. Büyükçekmece Göl Havzası çevresinde bu ay içerisinde de yine benzer kimyasal atık bırakma vakaları yaşanmıştı. Polis, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.