İstanbul'un güzelliklerini ve göz göre göre yitip giden İstanbul'u anlatacağız
22 Haziran 2019 Cumartesi
İstanbul'un Plajları - Bir Nostaljinin Öyküsü
Etiketler:
1950,
adnan menderes,
boğaz,
bosphorus,
bostancı,
constantinople,
cumhuriyet,
eski istanbul,
fener,
imar planı,
istanbul,
istanbul boğazı,
köyden kente göç,
osmanlı,
turizm,
yerel seçim
21 Haziran 2019 Cuma
İstanbul’un kalbi göçe teslim
İstanbul’un eski semtlerinden Süleymaniye ve Küçükpazar, ihmal edilmişliğin acısını en fazla yaşayan bölgelerden. Büyük ölçüde göç alan tarihi semtler çürümeye, yıkılmaya terk edilen eski evleriyle harabe görüntüsünde...
Tarihi yarımadanın en önemli iki yerleşim yeri; Süleymaniye ve Küçükpazar, savaştan çıkmışçasına harabe bir görünüm içinde. 80’li yılların başına kadar ahşap, cumbalı evlerde İstanbullu sakinlerin yaşadığı nezih iki semt, yıllar içerisinde göçün kurbanı oldu. Küçükpazar’ın çürümeye terk edilen, harabeye dönmüş eski evlerinde şimdi her milleten insan, yaşam savaşı veriyor. Kadim şehrin iki gözbebeği olması gereken Süleymaniye ve Küçükpazar, artık ihmal edilmişliğin kurbanı durumunda.
Öyle ki İstanbul’un kalbi sayılacak bir bölgede adeta savaştan çıkmış harebeyi andıran Küçükpazar, Suriye, Afganistan, Pakistan, Irak gibi ülkelerden kaçanlar ile doğudan göçerek, umudu İstanbul’da arayan garibanları misafir ediyor.
Dükkânların hali içler acısı
Yıkık, dökük binalarda yaşam savaşının verildiği semtler bir yandan da tehlikeleri barındırıyor. Gece tek başına yürümenin tekin olmadığı her iki semtin üzerinde bulunan tarihi Süleymaniye dükkanları da içler acısı bir halde.
Mimar Sinan’ın muhteşem eseri Süleymaniye Camii’ni çevreleyen dükkanlarla, Haliç’e bakan kısımda bulunan medresenin önünden yürüdüğümüzde karşılaştığımız manzara gerçekten ‘Burası İstanbul mu dedirtecek?’ kadar vahim. Bir türlü tamamlanamayan restorasyon projesi nedeniyle İstanbul’un en önemli eserlerinden Süleymaniye Medresesi, adeta viraneye dönmüş durumda. Medrese bölümlerinin içi çöplüğe dönerken, pencere ve duvarlarındaki tahribat ise dikkatlerden kaçmıyor.
Haliç’e uzanan ara sokaklar Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle İstanbul’a kaçanların ilk durağı durumunda. Yıkıntıların ve harabelerin çoğu Haliç manzaralı olsa da buradaki yaşam koşulları Afganistan’daki görüntülerden farksız. Terk edilmiş ve harabe haldeki binalar, en ufak bir depremde felakete yol açacak kadar hırpalanmış durumda. Özellikle mülteciler ve Roman vatandaşların yaşadığı harabelerde yalıtım ise halı, kilim, naylon gibi malzemelerle sağlanıyor. Çoğu çocuk ise yalınayak sokaklarda koştururken gözümüze ilişiyor.
Balık istifi yaşıyorlar
Nefes almanın bile neredeyse imkansız olduğu birkaç metrekarelik viraneyi andıran evlerde onlarca kişi adeta balık istifi gibi yaşamak zorunda. Çöp toplayarak geçimini sağlayan bir grup Afgan göçmen, isimlerini söylemeden, yaşadıklarını, “Günlük kazancım 20-25 lira. Ailemizi, akrabalarımızı geri de bırakıp geldik. Ülkemde kalsaydım açlıktan ölebilirdim. Burada hayat çok zor ama hiç olmazsa yatacak bir yerimiz var” şeklinde özetliyor.
Küçükpazar’daki zorlu yaşam koşullarına uyum sağlamaya çalışan Suriyeli bir kadın, 3 yıldır semtte ikamet ettiğini belirtirken, “Geri de akrabalarımızı bırakıp gelmek zorunda kaldık. Umudumuz Suriye’deki iç savaşın bitmesi. Evimize dönmek istiyoruz. Buradaki şartlar da çok zor” diye yakınıyor. Kentsel dönüşüm firmalarının gerçekleştirdiği projeler ise ağır aksak devam ediyor, iki semtte. Küçükpazar’da okul çağında olan mülteci çocukların neredeyse tamamı, okula gitmek yerine gün boyu dilenerek topladıkları parala ile ailelerinin geçimlerini sağlıyor.
Akıbeti belirsiz
Bitpazarı olarak bilinen Ragıp Gümüşpala Caddesi’nin paralelindeki dükkanların olduğu kısımda da manzara farklı değil. Hijyen kurallarını geçerli omadığı lokantalar, kötü durumdaki iki katlı derme çatma yapılarda açılan dükkanların yanı sıra kadınların sokakta olmayışı gözümüze çarpıyor. İstanbul’un kadim iki semtinin akıbetinin ne olacağı ise belirsizliğini koruyor.
Etiketler:
1950,
adnan menderes,
constantinople,
eski istanbul,
göçmenler,
istanbul,
kentsel dönüşüm,
kırsal kesim,
köyden kente göç,
recep tayyip erdoğan,
sultanahmet,
suriyeliler,
süleymaniye,
yerel seçim
20 Haziran 2019 Perşembe
19 Haziran 2019 Çarşamba
18 Haziran 2019 Salı
17 Haziran 2019 Pazartesi
Coşkun Aral'ın objektifinden HALİÇ - (1976 )
Fotografta gördüğünüz kaçak gecekondular yıkıldı,kaçak apartman
yapıldı.
Şimdi KENTSEL DÖNÜŞÜM diyerek
apartmanları yıkacaklar ve Rezidanslar yapacaklar.
Kazanan kim olacak bilmiyoruz ama kaybeden belli
O da İSTANBUL
Şimdi KENTSEL DÖNÜŞÜM diyerek
apartmanları yıkacaklar ve Rezidanslar yapacaklar.
Kazanan kim olacak bilmiyoruz ama kaybeden belli
O da İSTANBUL
Etiketler:
1950,
1976,
adnan menderes,
apartman,
constantinople,
eski istanbul,
fotoğrafçı,
gecekondu,
golden horn,
haliç,
istanbul,
kentsel dönüşüm,
recep tayyip erdoğan,
rezidans,
turgut özal,
yerel seçim
16 Haziran 2019 Pazar
İSTANBUL NEDEN MAHVOLDU ?
İSTANBUL NEDEN MAHVOLDU ?
NEDEN KISA BİR ZAMAN İÇERİSİNDE TÜKENDİ ?
YOKEDİLDİ ?
SORULARIN CEVABI FOTOĞRAFLARDA SAKLI
Osmanlı zamanı ve Cumhuriyet zamanı çekilen iki fotoğraf herşeyi anlatıyor.
NEDEN KISA BİR ZAMAN İÇERİSİNDE TÜKENDİ ?
YOKEDİLDİ ?
SORULARIN CEVABI FOTOĞRAFLARDA SAKLI
Osmanlı zamanı ve Cumhuriyet zamanı çekilen iki fotoğraf herşeyi anlatıyor.
Etiketler:
adnan menderes,
ahlaksızlık,
anadolu çomarı,
gecekondu,
kaçak bina,
kentsel dönüşüm,
kırsal kesim,
köyden kente göç,
osmanlı,
recep tayyip erdoğan,
tersine göç,
turgut özal
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



