İstanbul'un güzelliklerini ve göz göre göre yitip giden İstanbul'u anlatacağız
28 Temmuz 2018 Cumartesi
film yapımcısına silahlı saldırı anı
Mecidiyeköy'de geçen hafta
yaşanan olayda film yapımcılığı da yapan araç kiralama firma sahibi Nur
Mehmet Munar sahibi olduğu iş yerinde silahlı saldırıya uğradı.
Aralarında alacak-verecek anlaşmazlığı olan bir müşterisinin tuttuğu bir
kişi tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırı ve sonrası güvenlik
kameralarına yansıdı.
ATEŞ EDİP SONRA DARP ETTİ
Görüntülerde bir kişinin araç ile dükkanın önüne gelip dükkan sahibi
Munar ile tartıştığı görülüyor. Dükkan sahibi çevredeki insanların
rahatsız olmaması için dükkanın kepenklerini indirdi. Saldırgan daha son
yanında bulunan silahı çıkartarak Munar'ın ayağına ateş etti. Munar'ı
yaralı halde bir süre de darp eden zanlı tekrar silahını ateşleyip
yapımcıyı göğsünden vurdu. Dükkanda bulunanlar araya girmeye çalışsa da
başarılı olamadı. Zanlı olay sonrası kaçtı.
SAĞLIK EKİPLERİ GELENE KADAR YARAYA TAMPON YAPTI
Aşırı kan kaybeden Nur Mehmet Munar yere yığıldı. Komşusu İsmail
Geçer kalabalığı görerek olay yerine geldi. Komşusunun yerde kan
kaybettiğini gören Geçer bir bez ile yaraya tampon yaptı. Sağlık
ekipleri gelene kadar müdahaleye devam eden Geçer, Munar'ı daha fazla
kan kaybetmesini önledi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralıyı
Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırdı. 3
ameliyat geçirip hayati tehlikeyi atlatan Munar'ın doktorunun, olay
yerinde yapılan ilk müdahale sayesinde yaralının hayatta kaldığını
söylediği öğrenildi.
'İÇERİYE GİRERKEN YÜZ ÜSTÜ DÜŞTÜ'
Munar'ı hayatta tutan İsmail Geçer "Karşı tarafta binanın önündeydim.
Arkadaşlar burada bir kalabalık olduğunu söylediler ve ben de koşa koşa
buraya geldim. Ben de 'bir kavga var herhalde' dedim. 'Arkadaşımıza
yardımcı olalım' dedim. O sırada arkadaşın ayakta yaralı şekilde kanama
geçirdiğini gördüm. İçeriye girerken yüz üstü düştü. Çevirdim baktım ki
kan akıyor. Bir bez alıp tampon yaptım. 10-15 dakika ambulans gelene
kadar tampon yaptım. Rabbimizin inayetine kurtardık. Bu sayede biz bir
vesile olduk" diye konuştu.
Etiketler:
1950,
adnan menderes,
baskın,
cahillik,
cehalet,
çete,
çomar,
demokrat parti,
hesaplaşma,
mecidiyeköy,
polis,
recep tayyip erdoğan,
silahlı çatışma,
silahlı saldırı,
şehir eşkiyaları,
şişli
27 Temmuz 2018 Cuma
Esnafa küfür etti,yoldan geçene kafa attı
Etiketler:
1950,
adnan menderes,
akp,
cahillik,
cehalet,
göç,
kadıköy,
kavga,
maganda,
psikopat,
recep tayyip erdoğan,
sapık,
şehir eşkiyaları,
taciz,
uyuşturucu,
vandalizm,
vandallık
26 Temmuz 2018 Perşembe
25 Temmuz 2018 Çarşamba
İstanbul Bağcılar'da silahlı bıçaklı magandalar
Etiketler:
1950,
adnan menderes,
bağcılar,
cahillik,
cehalet,
göç,
hesaplaşma,
istanbul,
kavga,
maganda,
özal,
psikopat,
recep tayyip erdoğan,
silahlı çatışma,
Türkiye
İstanbul'da çıplak adam dehşeti
İstanbul'da Eyüpsultan Bülbüldere Caddesi'ndeki evlerinde dün akşam saatlerinde annesi Türkan Uygun'u bıçaklayarak öldüren Mehmet Bahadır Uygun, eşi ve çocuğunu bir taksiye bindirerek olay yerinden gönderdi.
Mehmet Bahadır Uygun daha sonra çıplak halde sokağa çıktı. Elinde bıçak bulunan Uygun çevredekileri tehdit ederek sokakta yürüdü. İki polis, Uygun'u durdurmak istedi. Ancak Mehmet Bahadır Uygun, polise de saldırdı. Bir polis, bıçak darbesiyle yaralandı. Diğer polis silahını çekti. Olay yerine de çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Elinde bıçakla çevredekilere saldıran Uygun, bacağından vurularak etkisiz hale getirildi.
Uygun'a çevredekiler de saldırarak vurdu. Araya giren polis ekipleri yaralı için ambulans çağırdı. Hastaneye kaldırılan Uygun'un tedavisi sürerken polisin olayla ilgili incelemesi sürüyor. Öte yandan saldırganın bıçakla yaraladığı polisin de durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Etiketler:
1950,
adnan menderes,
akp,
eyüp,
eyüpsultan,
özal,
polis,
psikopat,
recep tayyip erdoğan,
sütlüce,
Türkiye
24 Temmuz 2018 Salı
Sütlüce'de toprak kayması - Bina canlı yayında çöktü
Beyoğlu Sütlüce'de bulunan Fuaye Sokak'ta bir inşaatın temel atma çalışması sırasında toprak kayması meydana geldi.
4 katlı binadaki vatandaşlar, olay yerine gelen ekipler tarafından tahliye edildi.
Cadde de iki taraflı olarak yaya ve araç trafiğine kapatıldı. İlerleyen saatlerde toprak kaymasının devam ettiği bina, çevredekilerin korku dolu gözleri arasında bina büyük bir gürültüyle çöktü.
Dışarıda bekleyenler binanın yıkıldığı anda gözyaşlarına boğuldu. Yıkılan binanın çevresinde bulunan binalardaki oturanlar ve tahliye edilen vatandaşlardan bazıları binanın kayma anlarında yaşadıklarını anlattıllar.
"CANIMIZI ZOR DIŞARI ATTIK"
Yıkılan binanın yanındaki binalardan birinde oturan bir kadın, "Bir gümbürtü bir toprak bir ses... Sanki bomba patladı. Canımızı zor kurtardık. Hiç bir şey alamadım. Ben giriş kattayım.'Bina çöküyor' diye diş fırçamı attım yalın ayak dışarı fırladım. Zaten binaların arasında boşluk vardı. Biz binamız çöker diye düşünüyorduk önceden" dedi.
Başka bir kadın da "Gürültüye kalktık canımızı zor dışarıya attık. Çatlaklar için uyardık. Belediyeye şikayet ettik. Dilekçe verdik. Kimse oralı olmadı. Şimdi de evlerimize giremiyoruz." ifadelerini kullandı.
"PANTOLONUMU SOKAKTA GİYDİM"
Binada yaşayan vatandaşlardan Mürsel Cihanan, “Burası 8 aydır böyle savcılığa ve belediyeye başvurduk. Burada 18 tane daire, can var. Sabah elbiseleri dışarıda giydik. Kimse umursamadı, burada inşaat var aşağıya 3 kat iniyorlar. İnmeyin yeter dedik, dilekçe verdik belediyeye indirmeyin dedik. Hiç kimse dinlemedi, yine yaptılar. Herkes mağdur, bugün pantolonumu sokakta giydim. Kendimi dışarıya girdim. Bina her an çökebilir. Burası 8 yıllık bina, temel açmadan dolayı böyle oldu. Binanın altı kaya, burada binalar var” dedi.
BELEDİYE BAŞKANI: "EVİ ÇÖKEN BÜTÜN VATANDAŞLARIMIZIN DURUMU BİZE AİTTİR"
Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Sütlüce'de çöken apartmana ilişkin "Evi çöken bütün vatandaşımızın durumu bize aittir, bizim misafirimizdir. Onların bu geçici sürede hayata nasıl entegre olacaklarını biz koordine edeceğiz, yarım saat sonra toplantı yapıyoruz." dedi.
Demircan, Beyoğlu Sütlüce'de zemininde toprak kayması oluşan binanın çökmesinin ardından gazetecilere açıklama yaptı.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İstanbul Valiliği, Beyoğlu Kaymakamlığı, Beyoğlu Belediyesi'nin bölgede bulunduğunu belirten Demircan, şunları söyledi:
"Evi çöken bütün vatandaşlarımızın durumu bize aittir, onlar bizim misafirimizdir. Onların bu geçici sürede hayata nasıl entegre olacaklarını biz koordine edeceğiz, yarım saat sonra toplantı yapıyoruz onlarla. Burada şu anda malı zarar görmüş bütün vatandaşlarımızın mesuliyeti bizde, onları sahiplenmek bizim vazifemizdir. Devletin, hükümetin tüm birimleri burada toplantı yapacağız, onlara gerekli yardımı ulaştıracağız, kısa, orta ve uzun vadede bu binaları yeniden ayağa kaldırılması dahil hepsini konuşacağız."
Demircan, teknik raporların da çıktığına ve bunlara göre adım atılacağına değinerek, "Bizim için şu anda önemli olan sokakta kalmış vatandaşımızı, çoluğuyla çocuğuyla kontrol altına almak, onları hayata entegre etmek ve sıkıntı yaşatmamak." diye konuştu.
"TOPAM 9 BİNAYI TEHDİT ALTINDA GÖRDÜK"
Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Sütlüce'de çöken bina ile tehdit altında bulunan iki binadaki 29 aileyi çevredeki otellere yerleştirdiklerini bildirdi.
Demircan, Beyoğlu Sütlüce'de zemininde toprak kayması oluşması sonucu çöken 4 katlı apartman ile risk altında bulunan diğer bina sakinleriyle toplantı yaptı.
Bir otelde gerçekleştirilen toplantı sonunda açıklama yapan Demircan, olayda can kaybının olmamasının sevindirici olduğunu söyledi.
Teknik raporlar çıktıktan sonra olayın nedenini izah edeceklerini anlatan Demircan, "Bugün için önümüzde doğrudan ilgilendiğimiz 3, dolaylı ilgilendiğimiz 6 bina var. Toplam 9 binayı tehdit altında gördük." diye konuştu.
Çöken bina ile diğer iki binada yaşayan kiracı ve mal sahibi 29 aileyi çevredeki otellere yerleştirdiklerini aktaran Demircan, teknik raporlar doğrultusunda tedbiren boşaltılan diğer 6 binada da gün içinde neler yapılacağına karar vereceklerini belirtti.
Demircan, bakanlık, kaymakamlık, büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyesi olarak ilk andan itibaren sahada bulunduklarını dile getirerek, "Gerekli uyarıları yaptık. Sevindiğimiz tek nokta şudur; hiç kimsenin canına zarar gelmedi. Gelen mala geldi." dedi.
Bir gazetecinin "İnşaat çalışması kime ait?" sorusuna Demircan, "9 bina sıkıntı altında. O üçü, sıkıntılı. Diğer altı binayı da bu anlamda gözlemliyoruz. Biz şu anda zarar görenlerle ilgileniyoruz. Dolayısıyla teknik raporlar, incelemeler çalışmalar neticesinde ortaya çıkar, kamuoyuyla paylaşırız." dedi.
Beyoğlu Belediye Başkanı Demircan, açıklamanın ardından çökmenin meydanı geldiği alanda incelemede bulundu. Basın mensuplarının da alana yaklaştırılıp görüntü almasına izin verildi.
''RUHSATI, İSKANI OLMAYAN BİR BİNA''
Sabah saatlerinde Beyoğlu Kaymakamı Savaş Ünlü ve Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan da olay yerine gelerek incelemelerde bulunmuştu.
Demircan, gazetecilere yaptığı açıklamada, şu bilgileri verdi:
"Bir heyelan üzerine denk düşen 3 binada tehlike yaşıyoruz. İnşaatı devam eden bir yapının üzerinde 1994'te yapılmış, ruhsatı, iskanı olmayan bir bina, yoğun yağmurlardan dolayı istinat duvarının yıkılmasından sonra büyük bir tehlike yaşıyor. Olay, saat 10.30 sıralarında oldu. 1,5 saat içerisinde belediyemiz 3 binaya müdahale etti, oraları tahliye etti; elektriğini, suyunu, doğalgazını kesti. Hayati bir tehlike şu an için söz konusu değil."
Demircan, binanın çökme tehlikesi bulunduğuna işaret ederek, "Şu anda yapabileceğimiz, binanın içindeki ve çevredeki insanların can güvenliğini koruyacak tedbirleri almak. Gerek kaymakamlık gerekse belediye ve bütün resmi kurumlar olarak bu tedbirleri almış bulunuyoruz." dedi.
Binanın ruhsatı ve iskanı olmadığını dile getiren Demircan, "Kaçak bir yapı. Normalde boşluğun arkasında bir istinat duvar var. Bu duvarın arkasındaki kum aşırı yağmurdan şişiyor, şişince patlıyor ve arkadaki dolgu tamamen yeni yapılan bir inşaatın çukuruna doluyor. Devletin bütün birimleri olarak tedbirimizi aldık, gelişmeleri izliyoruz. Duruma göre diğer adımları atacağız. 1994'te kaçak olarak yapılmış, şu anda bütün dert, yıkım esnasında başkasına zarar gelmesin. Zaten sağlıklı olsa, bugünkü görüntüyü görmeyiz." diye konuştu.
Binanın sahibi Emin Ertürk, "Otel inşaatı yapılıyordu. Çalışmalar sırasında binada çatlaklar oldu. Uyardık ancak devam ettiler" dedi. Binayı tamamen tahliye ettiklerine sevinen Ertürk, "Mal önemli değil, herkesin tahliye edilmesine mutluyuz" diye konuştu.
Çevre sakinlerinden Gamzenur Tazegül, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ses üzerine dışarı çıktığını belirterek, "Karşıdaki binanın yıkıldığını gördük. Polisler, bizim binanın da çökme riski olduğunu söyledi." dedi.
Yazgülü Cenan ise sesle irkildiklerini kaydederek, "Yan taraftaki binada toprak kayması olduğunu gördük. Şu an gözümüzün önünde bina kayıyor." diye konuştu.
4 katlı binadaki vatandaşlar, olay yerine gelen ekipler tarafından tahliye edildi.
Cadde de iki taraflı olarak yaya ve araç trafiğine kapatıldı. İlerleyen saatlerde toprak kaymasının devam ettiği bina, çevredekilerin korku dolu gözleri arasında bina büyük bir gürültüyle çöktü.
Dışarıda bekleyenler binanın yıkıldığı anda gözyaşlarına boğuldu. Yıkılan binanın çevresinde bulunan binalardaki oturanlar ve tahliye edilen vatandaşlardan bazıları binanın kayma anlarında yaşadıklarını anlattıllar.
"CANIMIZI ZOR DIŞARI ATTIK"
Yıkılan binanın yanındaki binalardan birinde oturan bir kadın, "Bir gümbürtü bir toprak bir ses... Sanki bomba patladı. Canımızı zor kurtardık. Hiç bir şey alamadım. Ben giriş kattayım.'Bina çöküyor' diye diş fırçamı attım yalın ayak dışarı fırladım. Zaten binaların arasında boşluk vardı. Biz binamız çöker diye düşünüyorduk önceden" dedi.
Başka bir kadın da "Gürültüye kalktık canımızı zor dışarıya attık. Çatlaklar için uyardık. Belediyeye şikayet ettik. Dilekçe verdik. Kimse oralı olmadı. Şimdi de evlerimize giremiyoruz." ifadelerini kullandı.
"PANTOLONUMU SOKAKTA GİYDİM"
Binada yaşayan vatandaşlardan Mürsel Cihanan, “Burası 8 aydır böyle savcılığa ve belediyeye başvurduk. Burada 18 tane daire, can var. Sabah elbiseleri dışarıda giydik. Kimse umursamadı, burada inşaat var aşağıya 3 kat iniyorlar. İnmeyin yeter dedik, dilekçe verdik belediyeye indirmeyin dedik. Hiç kimse dinlemedi, yine yaptılar. Herkes mağdur, bugün pantolonumu sokakta giydim. Kendimi dışarıya girdim. Bina her an çökebilir. Burası 8 yıllık bina, temel açmadan dolayı böyle oldu. Binanın altı kaya, burada binalar var” dedi.
BELEDİYE BAŞKANI: "EVİ ÇÖKEN BÜTÜN VATANDAŞLARIMIZIN DURUMU BİZE AİTTİR"
Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Sütlüce'de çöken apartmana ilişkin "Evi çöken bütün vatandaşımızın durumu bize aittir, bizim misafirimizdir. Onların bu geçici sürede hayata nasıl entegre olacaklarını biz koordine edeceğiz, yarım saat sonra toplantı yapıyoruz." dedi.
Demircan, Beyoğlu Sütlüce'de zemininde toprak kayması oluşan binanın çökmesinin ardından gazetecilere açıklama yaptı.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İstanbul Valiliği, Beyoğlu Kaymakamlığı, Beyoğlu Belediyesi'nin bölgede bulunduğunu belirten Demircan, şunları söyledi:
"Evi çöken bütün vatandaşlarımızın durumu bize aittir, onlar bizim misafirimizdir. Onların bu geçici sürede hayata nasıl entegre olacaklarını biz koordine edeceğiz, yarım saat sonra toplantı yapıyoruz onlarla. Burada şu anda malı zarar görmüş bütün vatandaşlarımızın mesuliyeti bizde, onları sahiplenmek bizim vazifemizdir. Devletin, hükümetin tüm birimleri burada toplantı yapacağız, onlara gerekli yardımı ulaştıracağız, kısa, orta ve uzun vadede bu binaları yeniden ayağa kaldırılması dahil hepsini konuşacağız."
Demircan, teknik raporların da çıktığına ve bunlara göre adım atılacağına değinerek, "Bizim için şu anda önemli olan sokakta kalmış vatandaşımızı, çoluğuyla çocuğuyla kontrol altına almak, onları hayata entegre etmek ve sıkıntı yaşatmamak." diye konuştu.
"TOPAM 9 BİNAYI TEHDİT ALTINDA GÖRDÜK"
Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Sütlüce'de çöken bina ile tehdit altında bulunan iki binadaki 29 aileyi çevredeki otellere yerleştirdiklerini bildirdi.
Demircan, Beyoğlu Sütlüce'de zemininde toprak kayması oluşması sonucu çöken 4 katlı apartman ile risk altında bulunan diğer bina sakinleriyle toplantı yaptı.
Bir otelde gerçekleştirilen toplantı sonunda açıklama yapan Demircan, olayda can kaybının olmamasının sevindirici olduğunu söyledi.
Teknik raporlar çıktıktan sonra olayın nedenini izah edeceklerini anlatan Demircan, "Bugün için önümüzde doğrudan ilgilendiğimiz 3, dolaylı ilgilendiğimiz 6 bina var. Toplam 9 binayı tehdit altında gördük." diye konuştu.
Çöken bina ile diğer iki binada yaşayan kiracı ve mal sahibi 29 aileyi çevredeki otellere yerleştirdiklerini aktaran Demircan, teknik raporlar doğrultusunda tedbiren boşaltılan diğer 6 binada da gün içinde neler yapılacağına karar vereceklerini belirtti.
Demircan, bakanlık, kaymakamlık, büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyesi olarak ilk andan itibaren sahada bulunduklarını dile getirerek, "Gerekli uyarıları yaptık. Sevindiğimiz tek nokta şudur; hiç kimsenin canına zarar gelmedi. Gelen mala geldi." dedi.
Bir gazetecinin "İnşaat çalışması kime ait?" sorusuna Demircan, "9 bina sıkıntı altında. O üçü, sıkıntılı. Diğer altı binayı da bu anlamda gözlemliyoruz. Biz şu anda zarar görenlerle ilgileniyoruz. Dolayısıyla teknik raporlar, incelemeler çalışmalar neticesinde ortaya çıkar, kamuoyuyla paylaşırız." dedi.
Beyoğlu Belediye Başkanı Demircan, açıklamanın ardından çökmenin meydanı geldiği alanda incelemede bulundu. Basın mensuplarının da alana yaklaştırılıp görüntü almasına izin verildi.
''RUHSATI, İSKANI OLMAYAN BİR BİNA''
Sabah saatlerinde Beyoğlu Kaymakamı Savaş Ünlü ve Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan da olay yerine gelerek incelemelerde bulunmuştu.
Demircan, gazetecilere yaptığı açıklamada, şu bilgileri verdi:
"Bir heyelan üzerine denk düşen 3 binada tehlike yaşıyoruz. İnşaatı devam eden bir yapının üzerinde 1994'te yapılmış, ruhsatı, iskanı olmayan bir bina, yoğun yağmurlardan dolayı istinat duvarının yıkılmasından sonra büyük bir tehlike yaşıyor. Olay, saat 10.30 sıralarında oldu. 1,5 saat içerisinde belediyemiz 3 binaya müdahale etti, oraları tahliye etti; elektriğini, suyunu, doğalgazını kesti. Hayati bir tehlike şu an için söz konusu değil."
Demircan, binanın çökme tehlikesi bulunduğuna işaret ederek, "Şu anda yapabileceğimiz, binanın içindeki ve çevredeki insanların can güvenliğini koruyacak tedbirleri almak. Gerek kaymakamlık gerekse belediye ve bütün resmi kurumlar olarak bu tedbirleri almış bulunuyoruz." dedi.
Binanın ruhsatı ve iskanı olmadığını dile getiren Demircan, "Kaçak bir yapı. Normalde boşluğun arkasında bir istinat duvar var. Bu duvarın arkasındaki kum aşırı yağmurdan şişiyor, şişince patlıyor ve arkadaki dolgu tamamen yeni yapılan bir inşaatın çukuruna doluyor. Devletin bütün birimleri olarak tedbirimizi aldık, gelişmeleri izliyoruz. Duruma göre diğer adımları atacağız. 1994'te kaçak olarak yapılmış, şu anda bütün dert, yıkım esnasında başkasına zarar gelmesin. Zaten sağlıklı olsa, bugünkü görüntüyü görmeyiz." diye konuştu.
Binanın sahibi Emin Ertürk, "Otel inşaatı yapılıyordu. Çalışmalar sırasında binada çatlaklar oldu. Uyardık ancak devam ettiler" dedi. Binayı tamamen tahliye ettiklerine sevinen Ertürk, "Mal önemli değil, herkesin tahliye edilmesine mutluyuz" diye konuştu.
Çevre sakinlerinden Gamzenur Tazegül, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ses üzerine dışarı çıktığını belirterek, "Karşıdaki binanın yıkıldığını gördük. Polisler, bizim binanın da çökme riski olduğunu söyledi." dedi.
Yazgülü Cenan ise sesle irkildiklerini kaydederek, "Yan taraftaki binada toprak kayması olduğunu gördük. Şu an gözümüzün önünde bina kayıyor." diye konuştu.
23 Temmuz 2018 Pazartesi
22 Temmuz 2018 Pazar
Friedrich Schrader - İstanbul (100 Yıl Öncesine Bir Bakış)
100 yıl önce yazılmış ve tarihin tozlu sayfalarında unutulmuş bir kitap...
1891-1918 yılları arasında İstanbul'da yaşamış olan Alman gazeteci Friedrich Schrader (1865-1922) İstanbul'u adım adım gezer ve izlenimlerini İstanbul'da çıkan Osmanischer Lloyd gazetesinde, semt röportajları, insan portreleri şeklinde yayınlar. Yazılarında suriçi semtlerini, camileri, türbeleri kendine özgü bir üslupla betimleyen Schrader, Haliç çevresinden fetih döneminin söylencelerini yansıtırken Bizans'ın izlerini de keşfeder. Gerçek bir İstanbul âşığı olan Schrader'in bu yazılarının derlendiği İstanbul kitabı, I. Dünya Savaşı yıllarının çalkantısı içinde günümüze kadar tarihin karanlık sayfalarında kalmıştır. Kitap 100 yıl sonra Kerem Çalışkan'ın duyarlı çevirisiyle ilk kez Türkçe olarak yayınlanmaktadır. Schrader'in bu 'sürpriz' kitabı, İstanbul'u seven herkes için gerçek bir armağan…
Etiketler:
bakımsızlık,
istanbul,
kitap,
osmanlı,
tarihi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
