7 Eylül 2019 Cumartesi

‘Deprem 2.5 dakika sürer mi’ tartışması

İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Cenk Yaltırak’ın deprem sırasında yüksek katlı yapılardaki sallantı ve titreşimin dakikalarca sürebileceği yönündeki açıklamaları, gözleri İstanbul’daki bu yapılara çevirdi.

Prof. Dr. Yaltırak’ın açıklamaları, 17 Ağustos depreminin 20’inci yıldönümü nedeniyle geçtiğimiz gün Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nde gerçekleştirilen toplantıda da gündeme taşındı. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, şunları söyledi:

‘Yanlış aktarıldı’

“Açıklamayı yapan hoca ile telefonda görüştüm. Röportaj yapılırken bazı şeyler yanlış aktarılmış. ‘Depremin 2.5 dakika sürmesi’ gibi ifadesi olmamış. Bazı yanlış anlaşılmalar var. Çanakkale Ayvacık ve Kuzey Ege’de deprem oluyor. İstanbul’un en yüksek binasının en üst katı 13 dakika sallanıyor. Ne kadar yüksek bina yaparsanız o kadar sallanır. İki katlı bina ile 50 katlı binanın sallanması farklıdır. Hoca onu kastetmiş.”

İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Cenk Yaltırak ise Milliyet’e yaptığı açıklamada “Ortalıkta ‘Deprem 2.5 dakika sürecek’ şeklinde bir haber var. Bir bina depremde katları arasında ne kadar süre farklı sallanabilir konusunu anlatıyordum. Sonra verdiğim örnek yanlış anlaşılıp, yanlış aktarıldı. Örnekte, ABD’nin Ridgecrest’te 7.1 büyüklüğünde bir depremden söz ettim. 20 kilometre uzaktaki bir askeri üssün binalarına ve uçuş pistine 5 milyar dolarlık hasar oluştuğunu söyledikten sonra 200 kilometre uzaktaki Los Angeles’te bir gökdelenin giriş katında 25 saniye, 50’inci katında yaklaşık 2.5 dakika sallanmaya neden olduğunu belirttim” dedi.

İstanbul’un 7.5 büyüklüğünde deprem üretecek faya 20 kilometre mesafede olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yaltırak, “İstanbul’da çok sayıda yüksek katlı bina var. Sonuçta Kocaeli depremi 45 saniye sürmüştü. 17 Ağustos’ta binaların ne kadar süre salındığı ve hangilerinin nasıl yıkıldığı meçhul. Esas yıkım, binaların zemin ilişkisi arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanır. Dayanıklı binaların nasıl yıkıldığını 2010 Şili depreminde gördük. İstanbul’da kaç yüksek binanın en üst ve alt katında ölçümler yapılıp, farklı depremlerde nasıl sallandığı biliniyor? Eğer, her önemli binada bu ölçümler olursa biz de binalar üzerinde modellemeler yaparak olası büyüklükleri ve davranışı analiz edebiliriz” dedi.

‘Bina yükseldikçe uzar’

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Erdal Şafak ise “Binalar yükseldikçe deprem anında periyot dediğimiz süre uzuyor. Binalar yükseldikçe salınımın durma süresi yavaşlar. Genelde deprem mesafesi yüksek katlı bir yapıya uzaktaysa risk oluşturmaz. Yüksek binalarda çalışan, yaşayan insanlarda uzun süre sallantı ve titreşim panik yaşanmasına neden oluyor. Bazı Ortadoğu ülkelerindeki yüksek yapılarda ivme ölçer aletlerimiz var. Yüzey dalgasına hassas yapılar rezonansa girebiliyor. Japonya’daki binalarda da bu sarsıntı ve sallantılar görülüyor. Bu durum güvenlik riski oluşturmaz. Sadece bazı çelik yapılar uzun süreli rezonans durumunda kaynak yerlerinden kırılabilir” dedi.

‘Rüzgârda bile sallanır’

İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Nusret Suna da, yüksek binalarla ilgili şunları söyledi: “Elimizde İstanbul’daki yüksek katlı bina sayısına ilişkin net bir sayı yok. 300’den fazla çok yüksek katlı yapı olduğunu tahmin ediyoruz. Her yapının belli salınım oranı vardır. Yüksek katlı binalar rüzgârda bile sallanır. Bu salınımlar normaldir. Buradaki asıl soru salınım hesaplarının doğru yapılıp yapılmadığı. Yüksek yapıların nasıl tepki verdiğini ancak depremde göreceğiz.”

‘Zararlı değil’

Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Şerif Barış ise “Binalarda deprem dışında da rüzgar ve yerin doğal titreşimlerden kaynaklı sallantılar olabilir. Yüksek katlardaki salınım periyodu daha uzun sürer. Ancak söz konusu yapılar bu hesap ve esnekliğe göre yapılıyor. Bu durumun zararlı olduğunu söylemek doğru olmaz. İnşaat mühendislerinin mutlaka deprem mühendisleri ile birlikte çalışmalar yapması gerekiyor.”

3 Eylül 2019 Salı

Karaköy'de Mimar Sinan tarafından yapılan 450 yıllık tarihi çeşmeyi Levyeyle yıktılar

Karaköy'de Sokollu Mehmed Paşa tarafından Mimar Sinan'a yaptırılan 450 yıllık tarihi Pir Mehmed Çeşmesi, sözde restorasyon çalışması kapsamında levyelerle yıkıldı. Yaşanan restorasyon rezaleti kameralar tarafından görüntülendi.

Olay, geçtiğimiz Cumartesi günü Beyoğlu Karaköy Emekyemez Mahallesi Yanık Kapı Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Mimar Sinan tarafından 450 yıllık tarihi Pir Mehmed Çeşmesi'nin restorasyonu için ihaleyi alan firma, çalışma başlattı. Tarihi çeşmenin restorasyonu için profesyoneller yerine iki işçi görevlendiren firma, levyelerle tarihi eseri yıktırmaya başladı. Bunu gören çevredeki esnaf durumu yetkililere bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, yıkımı durdururken, çevresi güvenlik çemberine alındı. Olayın ardından harekete geçen Vakıflar Genel Müdürlüğü, tarihi çeşmenin restorasyonu için çalışmalara başladı. İlk olarak çeşmenin hasar gören taşlarını tek tek söken görevliler, daha sonra ise iç kısmını temizledi. Yapılan restorasyon çalışmaların ardından çeşmenin eski haline kavuşacağı öğrenildi.

Olay hakkında konuşan esnaf Mecit Ayöl, “Burada 450 yıllık Mimar Sinan eseri olan çeşme var. Ben 50 senedir burada esnafım. Cumartesi günü amele ekibi geldi. Burada paldır küldür yıkmaya başladılar. O esnada esnaflardan biri polise bildirdi. Polisler geldi ve inşaatı durdurdular, sonra da korumaya alıp gittiler. Daha sonra da dün buraya tarihi eser uzmanları geldiler. Burada etütlerini yaptılar ve bu şekilde olmayacağını söylediler. Şu an koruma altında boş bir şekilde bekliyor. Son hali içler acısı, bunun önüne mermer vardı onu da 5-6 sene önce söküp götürdüler” dedi.

Galata bölgesinin ilk çeşmelerinden biri olan Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait çeşmenin su haznesi yıllar önce kiraya verildiği öğrenildi. Üzerine daha sonra kaçak kat çıkılan ve ofis yapılan çeşmenin yıllarca denetimsiz olarak kullanıldığı, ayrıca çeşmenin kitabesi ve su yalağının ise geçen yıl çalındı bilgisine ulaşıldı. Bu sürecin sonunda çeşme, Galata esnafının adeta çöplüğüne döndü.

Zeytinburnu'nda,kedi beslediği için emekli öğretmeni darp ettiler.


1 Eylül 2019 Pazar

Bağcılar’da trafikte seyrettiği esnada otobüsü çocuğa kullandıran sürücü, sivil trafik polisi tarafından yakalandı. Ehliyetine el konulan sürücüye 343 lira idari para cezası kesildi. 

Bağcılar’da belediye otobüsü seferini yaptığı esnada bir yolcunun cep telefonu ile kayda aldığı görüntüler ‘Bu kadarına da pes’ dedirtti. Trafikte seyir halinde olan otobüs sürücüsü, direksiyonu çocuğa vererek aracı kullandırttı. Dakikalarca bu şekilde giden sürücü bir de cep telefonuyla oynayıp trafiği tehlikeye düşürdü. Hem kendi hem çocuğun hem sürücüleri hem de yolcuların canını tehlikeye atan sürücü için polis ekipleri harekete geçti.

EHLİYETİNE EL KONULARAK PARA CEZASI KESİLDİ 
Görüntülerin medyaya yansımasının ardından çalışma başlatan Trafik Denetleme Şube Müdürlüğüne bağlı Sivil Trafik Ekipler Amirliği görevlileri, otobüsün plakasını tespit etti. Sürücüsünün de H.K. olduğunu belirleyen polis, adresini belirlediği şahsı yakaladı. Şubeye götürülen sürücüye, (Seyir Halinde Cep Telefonu Kullanmak) maddesinden 235 lira, (Trafik Güvenliği Ve Düzeni İle İlgili Diğer Yasak Ve Kurallara Uymamak) maddesinden de 108 lira olmak üzere toplamda 343 lira idari para cezası kesti. Ayrıca şahsın sürücüsü belgesi, “Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik” hükümleri doğrultusunda sağlık şartları gereğince ilgili sağlık kuruşuna sevki yapılarak geçici olarak geri alındı.

2 YILA KADAR HAPİSLE YARGILANACAK 

Şubede işlemleri tamamlanan sürücü, ‘Ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya mal varlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır‘ maddesine adli işlem yapılmak üzere Bağcılar Polis Merkezine teslim edildi.

İstanbul Beşiktaş'ta sapık alarmı